Kitaplar Kitaplardan Sözler Okunmalı

Haruki Murakami – Koşmasaydım Yazamazdım

Herkese merhaba! Temmuz ayında okuduğum kitapların yazılarını kaleme almaya nihayet başlayabildim. Bildiğiniz gibi yazmak pek zorlamayla olmuyor hele de ödev yapar gibi bir hale gelirse alınacak keyif kaçabiliyor. Ben de bu yüzden kendimi hiçbir zaman zorlamamışımdır. Keyifle yazdıklarımın harika yazılar olduğunu da hiçbir zaman düşünmemekle beraber her yazdığımda en azından büyük bir keyif aldığımı bilirim. Zaten bu sitenin de var oluş amacı buradan geliyor. Keyif yoksa anlamı da yok kısaca. 🙂

Tabii durum benim gibi keyfi yapanlar haricinde yazma edimini meslek olarak yapanlar için de geçerli. Kimileri yazarken düşünür, kimileri önce düşünür sonra aklındakileri yazıya döker ve kimileri de o an hem yazıp hem düşünür. Kimileri kendilerine belirli sınırlar koyarak “bugün şu kadar ilerleyeceğim” der ve buna uyar. Kimilerinin kafası ise hiç o şekilde çalışmaz ve doğru anı beklerler. Bazen o doğru an seneler sonra gelebilir. Yazmak da her insanın karakteri gibi değişkenlik gösteren bir şey olduğundan tam bir formülü de maalesef olamıyor.Yine de en azından herkes için genel geçer olabilecek temel noktalar var. Özellikle başarılı yazarların nasıl yazdıklarını, nasıl bir gündelik yaşamları olduğu ya da yazarken nasıl bir halde oldukları sizlere fikir kazandırabiliyor.

Neden bu kadar çok yazmak üzerinde durdum? Çünkü Haruki Murakami’nin bu kitabı adından da anlaşılacağı üzere yazmak ve koşmak üzerine. 🙂 Aslında daha çok koşmak üzerine denilebilir. Koşmanın ve yazmanın içiçe geçtiği, bir yaşam tarzı olarak benimsendiği örneklenmiş. Özellikle yazı yazmayı sevenlere ve yazarlara örnek olabilecek, motivasyon sağlayabilecek bir kitap olması açısından da çok önemli. Tabii sadece yazmak üzerine değil aynı zaman da koşmak ve bir işi layıkıyla yapmak üzerine de motivasyon sahibi oluyorsunuz. Murakami kadar koşmak her baba yiğidin harcı olamaz fakat Murakami’nin bize asıl göstermek istediği, hayatta yoğun bir uğraşımızın olması. Bu özellikle de yazarlara bir öğüdü. Sadece yazmakla uğraşmayın, hayatta yazmak kadar körü körüne uğraştığınız başka bir hobiniz daha olsun ve onu yaparken yazmayı asla düşünmeyin, tamamen ona odaklanın diyor. Bu ister kilometrelerce koşmak olsun, ister bir şey tasarlamak olsun onu profesyonelce yapın. Sadece biraz uğraşıp bırakmayın, hayatınızın vazgeçilmezi olsun. İşte bu, onun bu kitap ile bahsetmek istediğinin bir anlamda özeti.  Koşmak onun için yazmabilmenin en büyük destekleyicisi olduğu gibi yazmak da aynı şekilde daha çok koşmak istemesine neden olan bir uğraş. Yazar “Koşmasaydım yazamazdım” diyerek yazdığı tüm kitapların, yazma isteğinin kaynağının ilgilendiği bu spor dalı sayesinde bir sürekliliğe sahip olduğunu çok güzel anlatmış.

Bu kitabı okuduğum süre boyunca hep hissettiklerim yazarın yaptığı işe sebat göstermesinin güzelliği ve de beni yüreklendirmesi. Belki koşmak üzerine değil fakat kendimce sevdiğim başka şeyler üzerine beni motive etti. Ayrıca yazarla karakter olarak ne kadar benzediğimizi görmek de beni şaşırttı ve kendimi yazara daha yakın hissetmeme neden oldu. Belki ben bunları yazarken o 10. kilometresini koşuyor ben de yazmaya devam ediyorum ve kendisine bu kadar mütevazı ve örnek bir insan olduğu için teşekkür ediyorum. 🌺

You Might Also Like

Daha önce yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapmak ister misiniz?

Bir yorum yazın: