Kitaplar Kitaplardan Sözler Okunmalı

Bir Söz Üzerine Düşünceler -2

Bizi düşündüren sözler yazı dizisinin ikincisi için Feuerbach’tan bir söz seçtim. Bilenler için değil ama bilmeyenler için ondan kısaca bahsetmek istiyorum. Kendisi Alman filozof ve 19. Yüzyıl Alman materyalizminin ilk düşünürlerinden biridir. Ona göre her şeyin temeli doğadır. Her zaman insanların başka varlıklara, maddelere olan sevgisinin karşısına insanın insana olan sevgisinin gerekliliğine inanmıştır. Bu yüzden her ahlakın temelinde mutluluk eğilimi olması gerektiğini savunmuştur. Ama tabii bunu savunurken mutluluk eğiliminin de asla başıboş bırakılmaması gerektiğini vurgular. Aslında onun görüşleri ve yazdıklarını da okumalı insanlar, güzel ve değişik bakış açıları ile karşılaşacaksınız.

Feuerbach bana göre bu sözü ile çok güzel bir noktaya değinmiş. “Ne kadar çok iyi kitapla tanışırsanız birlikte olmaktan zevk aldığınız kişilerin sayısı o kadar azalır” ile iyi kitapların insanların kendilerinden daha çok şey katabileceğini vurguluyor. Peki bu sizce neden böyle? Ya da size göre doğru mu? Eğer karşıt düşüncede iseniz ya da size göre doğru ise yorumlarınızı aşağıda benimle paylaşabilirsiniz. Ben bu konuda kendi fikrimi söylemek istiyorum. Ben her ne kadar çevresinde insanlarla daha samimi ilişkiler kurabilecekken ya da daha çok arkadaş edinebilecekken edinmemeyi tercih eden insanlardanım. İnsanları temel anlamıyla severim ama genelde onlardan uzak durmayı tercih ederim. Elbette yakın arkadaşlarım var ama sayılarının hiçbir zaman çok olmasını istemiyorum zaten o kadar çok insana eşit derecede ilgi ile yaklaşabilmem de mümkün değil. Ben insanların çoğunun kendisini dinlemediğini, iç sesine kulak vermediğini, basmakalıp düşünceleri çok çabuk benimseyip, hiç düşünmeden bencilce hareket ettiklerini düşündüğüm için az ama öz insan mantığını sevenlerdenim. Bambaşka dünyaların kapılarını aralayan kitapları, güzel filmleri, bilgisayar oyunlarını onları yaratan insanların hayal dünyasını görmeyi tercih edenlerdenim. Buralarda insanlardan öğrenebileceğimden çok daha fazla şey öğrendim. Evet onlar da insanlar tarafından yapılmış olabilir ama onlar uzun süren emeğin sonucu, yoğun bir düşüncenin ürünü olarak ortaya çıkarılan çalışmalar. Böyle olunca da bir kitaptan bazen sevdiğiniz bir arkadaşınızla sohbet ettiğinizden daha büyük bir keyif alabiliyorsunuz. Bundan sebep iyi kitaplar, kendinize, çevrenize bakış açınızı değiştirdiği gibi algılama şeklinizi de etkiliyor. Hal böyle olunca konuştuğunuz birçok insan size sığ gelmeye başlıyor ve çevrenize, insanlara karşı yabancılaşıyorsunuz. Belki bu durum karşılaştığımız her insanın sığ olduğunu göstermez fakat maalesef kurulan iletişim biçimleri günümüzde oldukça sığ.

Şöyle düşünün bir arkadaş veya akraba ortamındasınız, sevdiğiniz bir konu açılıyor. Tam söyleyecek çok şey buluyor ve muhabbetten keyif alacağınızı düşünüyorsunuz. Ama bir bakıyorsunuz aslında kimse kimseyi dinlemiyor. Herkes kendi düşüncesini anlatmak istiyor, kimse dinlemek istemiyor. E böyle olunca da hevesiniz kursağınızda kalıyor. Tabii durum her zaman böyle olmaz pekala bir  konuyu keyifle konuşabildiğiniz bir grubunuz olabilir. Tabii yine Feuerbach’ın dediği gibi bu insanların sayısı oldukça az olacaktır. :)))

You Might Also Like

Daha önce yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapmak ister misiniz?

Bir yorum yazın: