Kitaplar Okunmalı

Bir Özlem Beklenen Dergi: Naber

Naber dergi çıktığı, çıkamadığı, çıkar gibi yapıp yine çıkamadığı tüm o günler boyunca merakla beklediğim ender dergilerden biri oldu. Dergiyi tanımayanlar için ilk cümlem pek bir şey ifade etmese de derginin sıkı takipçileri beni hemen anlayacaklardır. İlk sayısı Şubat 2015’te çıkan dergi, o kırmızı arka plan üzerinde şapşal tiplemesiyle raflarda hemen dikkat çekmiş, Umut Sarıkaya adını gören herkes tarafından hemen alınmıştı. Ağzımıza bir parmak bal çalıp, bizi dergiye aşık etmiş, sonra da biz hayranlarını sürekli bekletmiş bir dergidir kendileri. Basiretsiz bir insan gibi bir türlü bu hayatta dikiş tutturamamış, bizler tarafından sürekli merakla beklenmiş, arada bir naber diyip bir türlü adam akıllı düzenli bir şekilde çıkamayan dergidir.

Hiç unutmuyorum 2. veya 3. sayısıydı, kitapçıda dolaşırken  dergilere gözüm ilişti ve aklıma geldi. “Aaa yeni sayısı çıkmıştır belki dur ona da bakayım” dedim bulamadım. Sonra aklıma geldikçe o ay bakındım durdum ama yine bulamadım. Sonra anladım ki çıkması gerekirken çıkmamış. Instagram hesabına gir bak, sitesine gir bak derken gördüm ki benim gibi şaşıran birçok insan merak etmiş, sormuş.

Zaten birkaç sayı daha çıktı ve sonra yine dergi uzun bir sessizliğe büründü. Artık bulamadığım bazı sayıları için üzülürken, sağ olsun akıllılık edip kitapyurdu.com ile anlaşmışlar, eksik olan tüm sayılarını tamamladım. Şimdi seri tamam ama dergi hala çıkamadı. Şu an hala Umut Sarıkaya ve Naber derginin takipçileri merakle bekliyor ve soruyor ama hala bir cevap yok. Benim anlamadığım hani hepimiz bu hayatta bir sürü şey yaşıyoruz, dert, tasa vs. peki ama işin, bu kadar takipçin? Sence onlar bir cevabı hak etmiyor mu? Aylarca cevap vermemek nedir? “Beni ve dergiyi bekleyen herkesten çok özür diliyorum, kişisel sebeplerden dolayı ara vermek zorunda kaldım, yakında döneceğim ya da dönemeyeceğim” demek çok mu zor. Bu soru cümlesini yazmak 10 saniyemi bile almamışken, Instagram hesabından girip bu cümleyi son postun altına yapıştıramaz mısın? Tek bir çizer ile derginin çıkmasının zor olduğunun farkındayız fakat seni seven, emeğine saygı duyan, sanatını, esprilerini sevenlere yapılan bir ayıptır bu. Umarım bu ayıp uzun süre sürmez. Umarım her ne yaşıyorsan toparlarsın ve bir cümle açıklamayı bize çok görmezsin. Ve adın gibi çok daha fazlasını umut ederek söylüyorum ki Naber dergi çıkmaya devam eder.

Hiç okumamış olanlar tüm sayıların satıldığı kitapyurdu.com’dan temin edebilir. Ben özellikle dünya edebiyatından çizgiye aktarılan öykülere bayılıyorum. Son sayıda Joseph Conrad’ın uzun öyküsü Narcissus’un Zencisi çizmişti ve bence James Wait denen zenci bir efsaneydi. 😀 Tam da o zamanlar Black Sails izlemekte ve korsanlar dünyasında fazlaca takılmaktaydım. Bir de üzerine bu öyküyü okudum ve büyük keyif aldım. Aklıma dizide de böyle gıcık biri olsa, türlü türlü gıcıklıklar yapsa kaptan Flint ne yapardı, Vane kesin çoktan gırtlaklardı diye düşünüp düşünüp eğlendim.

Uzun lafın kısası, biz bu işten pek bir şey anlamasak da beklemeye devam ediyoruz.

 

 

You Might Also Like

Daha önce yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapmak ister misiniz?

Bir yorum yazın: