Kitaplar Yaşanmalı

Örnek Proje: Yaşar Kemal Kütüphanesi

Beylikdüzü Belediyesi’nin güzel projesi, Yaşar Kemal Kütüphanesi ile beraber içimde büyük bir heyecan ve umut belirdi. Sahi ne kadar zaman olmuştu bir kütüphaneye gitmeyeli? Kitaplarımızı internetten kolayca sipariş edebildiğimiz, artık iki parmak hareketiyle merak ettiğimiz sorunun cevabını internetten öğrenebildiğimiz bir dünyada, aramızdan kaçımız kalkıp bir kütüphaneye gidiyor? Kütüphanelerin özellikle de ülkemizdeki kütüphanelerin pek cezbedici olmadığının farkındayım. Aslında öyle olmalarına gerek yok çünkü öğrenmek istiyorsan, okumayı, araştırmayı seviyorsan kitapların, mekanların seni büyülemesine ihtiyaç duymazsın ama maalesef günümüzde bir şeyler bizde merak uyandırmıyorsa, heyecanlandırmıyorsa kılımızı dahi kıpırdatamaz hale geldik. Bu problemde hepimizin bildiği teknolojinin rolü büyük olsa da asıl suçlu bizleriz. Daha çok okumalı ve araştırmalıyken artık daha fazla üşenir hale geldik. Kütüphanelere, o sakin ve sade çay bahçelerine artık pek gidilmiyor. Hepsinin yerini daha ilgi çekici kafeler aldı. Hatta geçen “kitap kafe” deyince aramızda baya bir güldük. Artık “kitap kafe” gibi kavramlar çıktı. Hem kahveni içiyorsun hem kitap okuyorsun ya da satın alabiliyorsun. Halbuki ne kadar komik kütüphaneler de aynı hizmeti verebilir. İşte Beylikdüzü belediyesi de bu açığı fark etmiş olacak ki yeni ve modern bir kütüphane sunmuş vatandaşlarına. Ben çok beğendim ve takdir ettim. Yazarların kitabını alarak desteklemek çok güzel fakat okuma oranının düşük olmasının bir nedeni de gittikçe artan kitap fiyatları. 25-30TL’den başlayan kitap fiyatları ile durumu uygun olmayan bir insan kaç kitap alabilir? Öğrenmek, her zaman satın alınarak yapılan bir edim olmamalı. Bu konuda en çok devletlerin üzerine görev düşüyor. Halkının özgürce konuşabilmesi gerektiği gibi özgürce araştırabilmesi, bilgi alabilmesi lazım. Günümüzde bu her koşulda sekteye uğraşmış olsa da bazı belediyeler çok güzel çalışmalar yapıyor. İşte Yaşar Kemal kütüphanesi de bu yüzden değerli. İçerisinde aynı zamanda sınava hazırlanan öğrencilere müzikli bir sürpriz de yapmışlar. Dolayısıyla bir klişeyi daha kırmışlar. Kim demiş kütüphanelerde sessizlik hakim olacak diye? 🙂

Kütüphanede aynı zamanda teknolojik bir şeyler görmek de çok güzel. Şuan 55bin kitabın bulunduğu kütüphanede aracısız ödünç kitap alma sistemi sayesinde raftan aldığınız kitabı, danışma bankosuna gitmeden sadece T.C. kimlik no ve şifreniz ile ödünç alabiliyorsunuz. Bir seferde 3 kitap ödünç almaya izin veren sistemde istediğiniz kitap başka biri tarafından ödünç alınmış ise verileceği tarihi de öğrenebiliyorsunuz. Kitapların ödünç alınma süresi ise 15 gün. Aynı zamanda aradığınız bir kitap var ve hangi raf ve sırada olduğunu öğrenmek istiyorsanız yine bu sistem üzerinden görebiliyorsunuz.

Eğer fırsat bulabilirsem bundan sonra alacağım kitapların bir kısmını buradan bulmaya çalışacağım ya da hiç okumadığım kitapları keşfetmeye gideceğim. Bugün kitapçılara gidip bakın çok satanlar kısmı hiçbir zaman gerçekleri göstermiyor hepsi ticari mantığa göre sıralanmış. Bunun önüne geçmemiz lazım. Instagram’dan, Facebook’tan yaptığımız paylaşımlarla birbirimize ilham verdiğimiz gibi kütüphanelerde eski ama değerli kitapları keşfederek, birbirimize tavsiye ederek bu döngüyü kırmalıyız.

Diğer belediyelerde de dünyaya örnek olabilecek projeler görebilmek dileğiyle.

You Might Also Like

Daha önce yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapmak ister misiniz?

Bir yorum yazın: