Kitaplar Okunmalı

Kitaplığı Yenilemenin Şerefine Kitap Alışverişi

Her kitapseverin hayatının birçok döneminde yaşadığı problemlerden birisi de elinde çok kitap olması ama hepsini okuyacak zaman bulamamasıdır. Kendimizi tutamayıp aldıkça alırız ama onları okuma hızımız alma hızımıza bir türlü yetişemez. Evde, sağda solda okunmayı bekleyen kitaplar artmaya başlar, sıra sıra dizsek boyumuzu aşar gider. Hal böyle olunca ara ara kendimize ufak cezalar vererek, kendimizi dizginlemeye çalışırız. Eminim bunu sürekli kitap alası gelen her okur yaşıyordur. Ben de onlardan biriyim. Bu yüzden de aylardır kitap alışverişlerimi kısmaya çalıştım ama nafile. İçimde o bitmek bilmeyen his beni sürekli kemiriyor. İndirimde olan o pahalı çizgi romanı şimdi almayacak mısın?, bak bu kitabın yeni ciltli serisi çıkmış vb. bir sürü deli düşünceler aklımda dolanıyor. Önceki kitaplığım ağırlık merkezinin şaşmasından sebep Dali’nin tablolarındaki gibi eğimli bir hal almıştı. Hatta bakıp bakıp gülüyordum. Bu yüzden de kitap almamaya karar vermiştim. Üstüne daha fazla ağırlık koyarak gazetelerde “ölümü çok sevdiği kitaplarının elinden oldu” ya da “kitaplığının altında can verdi” gibi manşetlere sebebiyet vermek istemedim. Kitaplığımı yenileyene kadar da yeni bir kitap dahi almadım. Geçen 2 hafta önce kitaplığımı yenileme fırsatı bulunca olaylar değişti tabii 😊 Hemen kendimi genelde internet üzerinden kitap alışverişlerimi yaptığım Idefix’in web sitesine attım. Sonuçta “yeni bir kitaplık alana kadar kitap yok” sözümü başarıyla tutmuş ve amacıma ulaşmıştım. Tabii ödülüm de yine kitaplar olmalıydı fakat kendimi çok da şımartamazdım. O yüzden seçimimi az tutmaya çalıştım. İşte yeni kitaplığımın şerefine aldığım kitaplar bunlar:

Jose Mauro de Vasconcelos Kitapları (Şeker Portakalı, Güneşi Uyandıralım ve Delifişek)

Öncelikle seneler önce okuduğum bayıldığım ve tekrar tekrar okumak isteyeceğim bir kitap serisini aldım. Çünkü Şeker Portakalı kitabım en son babamın evindeydi, diğerlerini ise kütüphaneden alıp okumuş daha sonra kitaplığıma alırım deyip alamamıştım. Aklımdan çıkmış gitmiş. İyi ki de gitmiş çünkü Can yayınları çok güzel kapaklar yapmış, içinden de aynı kitap kapakları gibi kitap aralıkları çıkıyor, çok hoşuma gitti. Jose Mauro de Vasconcelos’un en güzel eserlerinden biri olan Şeker Portakalı’nda Zeze adlı küçük bir çocuğun masumluğunu ve çok tatlı hayal dünyasını görüyorsunuz. Serinin ikinci kitabı olan Güneşi Uyandıralım’da ise Zeze’nin yeni bir arkadaşı oluyor. Üçüncü kitap olan Delifişek’te ise Zezemiz biraz daha büyüyor ve bir delikanlı oluyor 😊 Zamana yayarak okuduğum bu seriyi elimdeki birkaç kitabı bitirince art arda okuyarak çok tatlı bir hayal dünyasının içerisinde duygusal duygusal dolaşacağım anı iple çekiyorum. Eğer okumayan varsa kesinlikle okumalı, kendi çocukluğunuzdan da izler bulabilirsiniz. Bir çocuğun masum bakış açısı cidden içinizi ısıtıyor. Kendinizin de bir zamanlar öyle olduğunu hatırlıyor ve duygusallaşıyorsunuz.

Isaac Asimov – Sonsuzluğun Sonu

Diğer kitap seçimim, Isaac Asimov’dan Sonsuzluğun Sonu kitabı oldu. Vakıf serisini duyup görüp oldukça merak etmiştim. Kaç zamandır da elimdeki diğer okunması gereken kitapları okumaktan sebep bu seriye hiç başlayamadım. Bir yandan da sağda solda kapaklarını gördükçe alasım geldi fakat kendimi hep tuttum. Zaten vakıf serisi de dikkatle okunması gereken çok güzel bir seriymiş ve ben az kalsın hatalı bir başlangıç yapacakmışım. Okuduğum kaynaklara göre bu serinin öncesinde Sonsuzluğun Sonu kitabını okumamız gerekiyormuş. O yüzden vakıf serisini hiç almadan direkt bu kitabın siparişini verdim. Seriyi sonraya sakladım. Çünkü seçtiğim kitaplarla onları da alırsam baya bir kabarık alışveriş olacaktı 😊 Sonsuzluğun Sonu kitabı birçok kişiye göre yazarın en etkili bilim kurgu kitaplarından birisi. Zamana, sonsuzluğa ve gerçekliğe dair bir arayış. Herkes methediyor ben de heyecanlanıyorum. Bakalım göreceğiz.

Richard K. Morgan – Değiştirilmiş Karbon

Aldığım 5. Kitap ise yine bir bilimkurgu kitabı. Richard K. Morgan’dan Değiştirilmiş Karbon. Çoğu kişi bu adı bir Netflix (Altered Carbon)  dizisi olarak bilse de aslında bir kitap ve sonra diziye uyarlanıyor. Bir cyberpunk sevdalası olan benim gibi kişiler oldukça dikkat çekici bir konuya ve atmosfere sahip olsa da dizinin uyarlanışını birçok insana kıyasla zayıf buldum. Neden zayıf buldum? Çünkü cyberpunk olarak sunulsa da tam anlamıyla cyberpunk değil. Sadece neon ışıklarla ve uçan arabalarla cyberpunk  bir dizi çekemezsiniz. Ayrıca dizide anlamsızca bir çıplaklık ve saçma sapan sevişme sahneleri var. Kaliteli bi dizide bunlara gerek var mı? Bence yok. Yani ben başrolün poposunu görünce wow harika bir dizi dememi bekliyor olamazsınız. En sevdiğimiz kaliteli dediğimiz dizilerin içeriği iyi ise oyuncular iyi ise çıplaklık gibi gereksiz bir ayrıntıya takıldığını göremezsiniz. Bana göre birşeyler eksikse bu yollara başvuruyor yapımcılar. İşlenişi sığ  ve oyunculuklarda sıkıntı olsa da izlenebilir biz dizi. Gelelim kitabına neden böyle düşündüğüm halde kitabını aldım? Çünkü yazara saygı duydum, değişik bir dünya sunmaya çalışmış. O yüzden dizisi böyle olsa da kitaba bir şans vermeliyim diye düşündüm.

Fotoğrafta gördüğünüz Jojo Moyes, Donna Tartt gibi yazarların minik kitap tanıtımları ise tamamen Idefix’in hediyesi Wonder Woman kitap aralığım da yine onlardan hediye. Kitap tanıtımlarını gerçekten çok faydalı buldum. Kitabın içerisinden bir bölümü okuyor ve kitap hakkında bir fikir elde ediyorsunuz. Teşekkürler Idefix, vizyon budur dedim.

Evet mini kitap alışverişim işte bu kadar. Sizler bu aralar hangi kitapları alıyorsunuz? Ya da benim aldıklarım arasından okuyup önerecekleriniz var mıdır? Cevaplarınızı yorum olarak bırakabilirsiniz. Keyifli okumalar dilerim!

You Might Also Like

Daha önce yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapmak ister misiniz?

Bir yorum yazın: