Kitaplar Okunmalı

Güneşi Uyandıralım – José Mauro De Vasconcelos

Şeker Portakalı kitabı ile tanıdığımız ve çok sevdiğimiz Zeze’nin maceraları, ikinci kitap yani Güneşi Uyandıralım ile devam ediyor. Bu kitap ile beş, altı yıl sonrasına yolculuk ediyoruz. Zeze artık on bir yaşındadır ve maalesef ailesi onu evlatlık vermiştir. Küçüklüğünde yaşadığı o acı hikayelerden sonra evlatlık verilince daha da kötüsünün olacağını düşünüyorsunuz  ama öyle olmuyor. Bu durum okuyucunun yüreğine biraz da olsa su serpiyor. Ailesinin belki kardeşleriyle aynı kaderi yaşamasın diye belki de ondan kurtulmak için ya da başka bir sebeple evlatlık verdiği Zeze’nin yaşamı eskisine kıyasla çok daha iyi koşullarda. İyi koşullar diyorsam tabii bu psikolojik olarak değil sadece gelir durumu olarak iyi koşullardan oluşuyor.

Maalesef Zeze’nin yalnızlığı devam ediyor. Yeni ailesinden istediği sevgiyi göremiyor, üvey kız kardeşi onun her an cezalandırılmasını isteyecek kadar ona gıcık oluyor, babası ise onu beş para etmez buluyor. Tüm bu sevgisizliğe çok üzülüyorsunuz ama üzülmeyin çünkü kitabın adı gibi güzel bir güneş uyanıyor. Onun en büyük hazinesi olan hayal gücü, içinde bulunduğu koşulları daha kolay atlatmasına yine yardım ediyor. Hayallerinde Maurice Chevalier (aslında sinemada gördüğü bir aktör ama hayallerinde onun babası) ve  yüreğinin içine gelip yerleşen Adam da (bir cururu kurbağası) onun tatlı sırdaşı olarak ona hep destek oluyorlar. Kurbağası Adam’ın onun için söylediği güzel bir sözü de burada alıntı olarak yer vermek istiyorum.

“Hayatın güzelliğiyle doldurmak zorunda olduğum bir eksiklik bu. Çünkü güzellik, bir boşluğu doldurmaya çalışacak; sevecenlik diye adlandırılan basit bir boşluk bu. Senin çocuk yüreğinin sevecenliğini. Bunu kimse ne yıldızlarda bulabilir ne de ayın parlaklığında.”

Bu alıntıyı okuyan ama henüz kitabı okumamış kişilerin zihninde pek fazla bir şey canlanmamış olabilir fakat kitabı okuyanlar kalplerinin ısındığı o anı gayet iyi hatırlayacaklardır. Zeze içindeki boşlukları ki bu boşlukları baba sevgisi, aile sevgisi, arkadaşlık olarak sayabiliriz, hep hayallerinde canlandırdı. Hayalleri ile o duygularını beslemeye çalışan bir çocuktu. Belki de bunca zaman kötü yola sapmamasını sadece yaramaz bir çocuk olarak kalmasını sağlayan ve onu hep koruyan da yine o hayal gücüydü. Günümüzde Zeze gibi şartlar içerisinde büyüyen, kötü koşullarda yaşamak zorunda olan ve hatta sesini duyuramayan pek çok çocuk bu kadar güçlü olamıyor. Genellikle hayatın kötü yöne giden akıntısına kendilerini bırakıveriyorlar.  O yüzden Vasconcelos’u bu sebepten dolayı da ayrı bir seviyorum. Kalabalıklar içerisinde sıkışmış kalmış, binlerce yalnız çocuğa ve büyük çocuklar olan bizlere güzel bir umut ışığı sunuyor. Bu düşüncemin doğruluğunu ise kitap hakkında yazılmış yorumlarda buldum ve bu beni çok duygulandırdı. O çok sevdiğim bir polisiye veya bilim kurgu romanın kitap yorumunu okumaktan çok daha değerli ve keyif vericiydi. İnsanlar küçükken Zeze gibi hissettiğini, benzer yönlerini anlatmışlardı. Kimisi “keşke senin gibi bir hayal gücüm olsaydı” diyordu. Kimisi de “ben senin kadar şanslı değildim” diyordu. Zeze’yi kendine göre şanslı görebilmek bana göre oldukça zorlu bir hayatı temsil ediyor.

Yazarın kendi hayatından izler taşıyan Şeker Portakalı güldüren yerleri haricinde oldukça hüzünlü bir kitaptı fakat yazar, bu kitap ile umut ışığını da aralıyor. Size “Hadi bu kadar hüzün yeter, Güneşi Uyandıralım!” diyor. Çoğu kişi serinin ilk kitabından sonra bu kitabı daha az güzel veya dokunaklı bulabilir ama ben bu kitabın “içinizdeki en büyük gücün zihniniz ve umudunuz” olduğunu göstermesi açısından çok değerli buluyorum. Bir çocuğun psikolojisi, kendi kendine bulduğu çözümler, davranışlarının nedenlerini görmek başka insanları daha iyi anlamamızı sağlıyor.

Umarım kitap ile ilgili çok fazla detaya girmemişimdir. Aslında Zeze’nin psikolojisi ve hayal gücü ile ilgili daha çok detay vererek yazabilmeyi isterdim ama o yorumlar artık kitapları okuyacak olanlara kalsın. 🙂 Keyifli okumalar!

You Might Also Like

Daha önce yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapmak ister misiniz?

Bir yorum yazın: