İzlenmeli Kitaplar Okunmalı

Alternatif Bir Adalet Sistemi: Judge Dredd

Dilimizdeki çevirisiyle Yargıç Dredd, bir çizgi roman senaryosu ve karakteri olarak artık benim favorilerim arasında yer alıyor. Daha önce tavsiye üzerine izlediğim Yargıç Dredd filmini bir çizgi romandan uyarlanan film olarak başarılı bulmuştum. Tabii belki öncesinde çizgi romanları okumuş olsaydım, filme farklı bakabilir, eleştirebilir ya da övebilirdim fakat çizgi romanları sonrasında okumaya başladığım için maalesef öyle bir kıyaslama yapamıyorum. Filmin en çok aksiyonunu ya da Dredd’in kendisini değil, o distopik dünya atmosferinde sundukları alternatif adalet sistemi olgusunu sevdim. Böyle bir dünyada anarşi ve kargaşa arasındaki tek savunma hattıysa yargıçlardır. Çünkü acımasız bir topluma acımasız yargıçlar gerekir. Judge Dredd gibi yargıçlar… Onun dünyasında yargıçlar, motosiklete binen, suçluları direkt olay yerinde yakalayan ve yargılayan, güçlü, zırhlı ve teknolojik donanıma sahip kanun koruyucuları olarak karşımıza çıkıyorlar. Günümüzde ise bu durum nasıl? Bana göre ağır aksak işleyen, güvenemeyeceğimiz bir sistemi bize layık görmüşler gibi hissediyorum. Mahkeme koridorlarında ömrünü geçiren, sonra sıkıntıdan kavga çıkaran mı istersin, paran kadar güvenebileceğin avukatlar mı istersin yoksa haklı olsanız bile sizin aleyhinize karar verebilecek hakim ve yargıçlar, polisler mi istersin? Hangisini istersen hepsi var. Elbette tüm bu yozlaşmaya rağmen inandıkları mesleklerini yapmaya çalışanlar var ama maalesef azınlıklar. Belki klişe olacak ama insanlar artık bu adalet sistemine güvenlerini yitirmiş durumdalar. O yüzden kimse göze batmak istemiyor. Halbuki bazen doğruluk içi göze batman gerekir, inandıklarının peşinden gitmen gerekir. O hakimler, polisler hiç tanımasak bile en güvenebileceğimiz insanlar değiller miydi? Yoksa ben mi çocukken çok toz pembe bakmışım? Peki bu insanlar sizin, benim gibiyken nasıl bu hale geldiler ve kendi özsaygılarını yitirdiler? Maalesef bunları asla bilemeyeceğiz.

İşte yargıç Dredd de tam da böyle bir problemin çözümü olarak ortaya çıkmış. En önemli görevleri, koşulsuz, şartsız kimseye bağlı kalmadan, hiçbir onay beklemeden olay yerinde suçlunun cezasını kesmek ve mağduru korumak. Olaylar 22. yüzyılda “Mega Şehir I” denilen devasa yapıda geçiyor. Devasa yapı diyorum öyle böyle değil oldukça büyük, içerisinde 400 milyondan fazla insan, robot ve kaçık tipler yaşıyor, güvenlik önlemleri var, kendi kendine yetebilecek bir düzeni var. İnsanların böyle bir yapıya hapis olmalarının nedeni ise Amerika’da daha önce patlak veren bir radyoaktif sızıntıdan korunmak istemeleri. Tabii nüfusun bu kadar yüksek olduğu bir yerde adaletin de tam tıkırında işlemesi kolay olmuyor. Hal böyle olunca bu kadar suç oranının yüksek olduğu bir yerde adalet sisteminin de hızlı olması gerekiyor. Bu ihtiyaç da yargıçların görev tanımının farklılaşmasına, bir nevi Robocop’a benzemelerine neden olmuş. Bu yüzden mega şehir 1’de insanların mahkemeye gitmesine gerek yok, bir yargıçın onlara ulaşmasını beklemeleri yeterli.

İşte bu yargıçların içerisinde de en güvenilir, sert ve acımasız olanı Dredd’dir. Bu yüzden insanlar onu gördüğünde bulundukları yerden sıvışırlar. Neyse beni bıraksanız bu konuda sabaha kadar konuşurum o yüzden sözümü kısa tutup bu zamana kadar okuduğum dört fasikülün konuları hakkında okumak isteyenler için bilgi vereceğim. Fasiküller Presstij kitap tarafından basılıyor. Tabii açıklamalar olabildiğince spoilersız olacak. 🙂

Birinci Sayıda insanlara hizmet etmek için tasarlanan son derece gelişmiş ve arızaya sebebiyet hiç vermeyen robotlardan birinin günün birinde yoldan çıkmasını ve ayaklanmaya neden oluşunu konu alıyor.

İkinci sayıda 22. Yüzyılda 400 milyona yakın insanın sıkışıp kaldığı Mega Şehir I’de yargıçlar kanun demektir. Peki ya yargıçlardan biri yoldan çıkarsa ne olur? Tabii bu yüzyılda yargıç kavramı bambaşka olduğundan çözüm de bambaşka. Filmden de tanıdığımız yargıç Anderson devreye giriyor. Anderson toy bir yargıç adayı olmasına rağmen avantajlı bir durumu var: psişik güçleri kontrol edebilme yeteneği. Dredd ve Anderson bir takım olarak yoldan çıkan bir yargıcı bulmaya çalışıyorlar.

Üçüncü sayıda, Mega Şehir Bir’de seçkin vatandaşlardan bazılarının DNA’sı çalınır. Canlı yayında klonlara işkence edilecektir. Tabii bu seçkinler fidyecilere yüklü miktarda ödeme yapmazlarsa… Onları durduracak cesarete sahip tek yargıç var bu kişi tabii ki yine Dredd 😎🤘🏻

Dördüncü sayıda ise karmaşa tüm hızıyla devam ediyorrr. 🔥 Kapak çizimine bayıldığım Dredd’in bu sayısında adalet biriminde yaşanan ihanet yüzünden, Yargıç Dredd’i Mega Şehir Bir’deki suçluların ilgi odağı olur. Bu sefer Dredd, bir araba dolusu parayı peşindeki suçlulara kaptırmadan fidyecilere teslim etmek zorunda. ☠

Geçen ay yargıç Dredd’in yeni fasikülleri elime ulaştı. Onları da en kısa zamanda okuyup bu yazıyı güncelleyeceğim. Dredd’i bilenler, izleyenler ya da okuyanlar benimle fikirlerini paylaşırsa çok sevinirim. Adaletle, güvenle kalın!

Filmi izlememiş olanlar için trailer:

Bir de benim gibi Carpenter Brut sevenler var için buraya spoilerlı Judge Dredd klibini bırakıyorum. Ben çok severim. Yalnız baştan söylüyorum spoiler içerir!

You Might Also Like

Daha önce yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapmak ister misiniz?

Bir yorum yazın: